• Pınar Mavi

Erken Menopozdan sonra Seks Biter mi?

32 yaşımda daha menopoz nedir bilmeden erken menopoza girdiğimi e-posta ile aldığım hormon testi sonucundan öğrendim. Yıllarca dedim ki bari bir insan söyleseydi, en azından yanımda biri olsaydı. Keşke vücudumu daha iyi dinleseydim, keşke gelmeden haber verseydi... Daha ne çok keşkeler. Ama asıl keşkelerim doktorların ve sağlık sitelerinin menopozla ilgili yazdıklarını okuduktan sonra başladı. Keşke hiç okumasaydım dedim, menopozla ilgili o kadar okuduğum şey içerisinden belki %5'i sanki hastalık değilmiş gibi konuşuyordu.


Ancak en kötüsü (hep öyledir ya) bir gece saat 02:47'de uykum kaçınca açtığım bir 'sağlık' sitesinde karşıma çıktı. Erken menopoz cinsel isteksizlik, uyarılma güçlüğü, kuruluk, vs yaratır diyordu. Yaşadığım şok yetmezmiş gibi bir de geleceğimden cinselliği de mi alıp götürmüştü bu menopoz dedikleri?


Oysa ben 32 yaşımda hiç de öyle hissetmiyordum. Ama 'uzmanlar' yazmıştı ya bir kere, ya doğruysa? Sonuçta ben kim oluyordum da kendi vücudumu o 'uzman'lardan daha iyi biliyordum... Ya gerçekten yarın sabah kalktığımda libidomu da bir gece önceki uykumda bıraktıysam ne olacaktı? Ancak bir noktada vücudumun hiç de o yazılan çizilenler gibi davranmadığını gördükçe okuduklarımı da unuttum. Yazanlar kimse, hiç düşünmeden öylece başka yerlerden kopyalayıp yapıştırmışlardı belki de... Artık benim için en azından menopozun cinsellikle ilgili negatif etkileri olduğu konusu kapanmıştı. Üstelik konuştuğum birçok kadın da o kadar mutluydu ki üzerlerindeki baskının gittiğini ve artık çok hafifledikleri için hayattan ve seksten aldıkları keyfin de arttığını anlatmışlardı bana.


Ancak benzer yollardan geçen şahane kadınlarla konuşurken fark ettim ki cinsellik konusu hala birçok kadını düşündürmekle kalmıyor, bir de hayatlarına bu korkunun yarattığı yükü ekliyordu. Oturdum tekrar 'sağlık' sitelerine bakmaya başladım. On senedir artık bu söylemler de değişmiştir diye düşünüyordum. Bazı internet siteleri pozitif iletişim yönünde adımlar atmış olsa da hala aşağıdaki gibi, okurken gözlerime inanamadığım önermeler gördüm. Ve bu önermeler maalesef, olumlu olanlara göre çok daha yaygındı.


İki grup halinde değerlendirdim:


"Sonuç olarak erken menopozlu kadınlarda cinsel fonksiyon bozuklukları çok yaygındır.."


  • Sonuç olarak diye iliştirivermiş cümlenin başına yazan 'uzman'lar. Zaten önce yazılan hiçbirşeyim önemi yok, son cümleyi okuyup iyice çöksün okuyan kadınlar diye düşünmüşler demek ki.

  • Bir kere kadınları 'Erken Menopozlu Kadınlar' olarak kategorize etmek oldukça yanlış bir yaklaşım. Kadın, kadındır. Erken menopoza girmek, kadının belirleyici özelliği değildir. Tıpkı andropoza giren bir erkeği 'Andropozlu Erkek' olarak tanımlamadığımız gibi.

  • Bu kadınlar öyle yazıverdiğiniz gibi menopozlu kadınlar değil, her gün sokakta yanından geçtiğiniz, işyerinde toplantıda yanında oturduğunuz iş arkadaşınız, Twitter'da yaptığı bir yorumuyla size kahkaha attıran bir profilin sahibi, odadan içeri girdiğinde yüzünüzü aydınlatan kız arkadaşınız, ameliyatınızı gerçekleştiren doktor, çocuğunuza yepyeni bilgiler öğreten öğretmen, o ağzınıza takılan reklamın şarkısının söz yazarı, otobüste yanınızda oturan, lokantada yan masada arkadaşıyla kikirdeyen kadındır. Bir kadını her ay adet olup olmamasıyla tanımlamak her açıdan büyük bir düşünce fakirliğidir.


"Erken menopozdan sonra kadınlarda cinsel isteksizlik artar. Şişmanlama eğilimi görülür."

"Kadın ne kadar erken menopoza girerse cinsel fonksiyon bozuklukları o kadar kompleks ve ciddi olur."

"İsteksizlik, uyarılma güçlüğü, kuruluk ve orgazm sorunu başlayabilir."


  • Bir kere sanki 45 yaşından önce menopoza girmiş her kadın cinsellikten kaçıyor ya da asla istemiyormuş gibi kesin bir şekilde yazılmış olması akıl alır değil. Birçok kadın için böyle bir durum söz konusu değildir.

  • Elbette 18 yaşında cinselliğe (hakkında düşünmek de dahil ☺️ ) ayırdığımız zaman ile yaşımız 40 olduğunda ayırdığımız zaman farklı. Bu konunun da menopozla bir ilgilisi yok zaten.

  • Şişmanlama eğilimi yaşla beraber değişen metabolizmaya adapte olmama, kişinin egzersiz alışkanlıkları, yaşam biçimi, sokağa çıkma yasaklarına bağlı hareketsizlik, psikolojik sağlık, beslenme, sağlık konuları yemekle olan ilişkimiz ve daha birçok faktöre bağlıdır. Erken menopoz kilo aldırır önermesi hatalı bir söylemdir.

  • Diğer konu ise cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar için de tek konu adet görüp görmemeleri değildir. Düzenli adet görürken aktif cinsel hayatı olan kadınlar adetleri durduğunda bir günde cinsellikten soğumazlar. Çünkü kadın için cinsellik mekanik bir konu değildir. Çok fazla faktör vardır. Kadının psikolojik olarak da uyarılması gerekir mesela. Cinsel isteksizliğin nedeni belki de menopoz değil de, partnerlerimizle veya baskılı bir ülkede yaşamanın getirdiği ağırlıkla, geçmişte yaşadığımız iyi/kötü deneyimlerle ilgilidir belki. Belki sağlığımız o kadar bozulmuştur ki cinselliğe ayıracak enerjimiz kalmamıştır, belki bir önceki ilişkimizden kalbimiz o kadar kırılmıştır ki yeni bir ilişkiye atılacak cesareti gösteremeyiz. Konuyu menopoza yükleyerek koskoca bir toplumsal konuyu ya da psikolojik durumumuzun önemini de böylece hasır altı etmiş olmuyor muyuz?

  • Bu cümleleri öylece yazıvererek kaç kadına, çok üzgün, belki de çaresiz hissettikleri bir andayken kendilerini daha da kötü hissetmelerine sebep olduğunuzun farkında olsaydınız yine de yazar mıydınız?

  • Bu yazıverdiklerinizi okuyan kadın mesela 23 yaşında bir tedavi sonrası veya 26 yaşında hiç beklemezken bir anda menopoza girdiyse yine de bu kadar umursamazca ve kendinizden emin olarak bu önermeleri yazar mıydınız?

  • Peki ya bunu okuyan kadının yaşından bağımsız olarak elinden doğurganlık olasılığının bir günde gittiğini ve bu nedenle kalbinin zaten yerle bir olduğunu bilseniz, "Oh üzerine bir de gelecekte seks hayatı falan da olmayacak bunu da aklına yazsın, iyice kalbini kırayım." dercesine bu şekilde mi yazardınız?


Bu yazılanları referans göstermeden, bir araştırmada 82 kadınla yapılmış araştırmanın sonuçlarını sanki tüm kadınlar için geçerlidir gibi yazmak hele ki kendine hastane diye adlandıran bir kurumun internet sitesinde olmamalı mesela. Insanı bu kadar korkutacak, endişelendirecek olan bir yazı, 'Bu yazıyı da buraya bırakıyorum' dediğiniz bir sosyal medya hikayesiymiş gibi düşünülmemeli. Bunu bir insan okuyacak sonuçta öyle değil mi?


Ya bu yazdıklarınızı okuyan kadın sizin kız kardeşiniz olsa, veya sevgiliniz ya da can dostunuz? Ya okuyacak siz olsaydınız, hani tüm bildikleriniz yerle bir olmuş, kendinizi yapayalnız hissettiğiniz bir anda karşınıza çıksaydı o ithamlarla dolu yazınız?


Yine de yazar mıydınız?


Son söz: Son 10 sene içerisinde hem kendi deneyimlerim hem de konuştuğum kadınlar, doktorlar, sağlık görevlileri, psikologlar ile yaptığım görüşmeler sonrasında size tek diyebileceğim, hepimizin bu hayattaki yolu ayrı. Hepimizin deneyimi de başka, her kadının cinsel isteği, ilgisi, ilgi oranı birbirinden farklı olabilir. Asla doğru ya da yanlış yoktur. Ancak bir kişi bunun kendisi için bir problem olduğunu düşünürse o zaman zaten yardım almak isteyecektir.

113 views

Recent Posts

See All
  • Twitter
  • Instagram